"bunun tek yolu algılarımız kapsını acmaktir. Düsüncenin, fikrin, anıların, deneyimlerin yani, bir seye olan yada olmayan bütün birikimlerimizin ve bakıs acimizin terk ederek bakmak...ön yargısız..."
Beyin, bedenin ve yasamin mutlakiyetini saglamak icin calisir. Amacı, maximum yasam süresidir. Bunun en iyi yoluda kendini minimum sürede yormaktan gecer. Hadi ön yargilarinizi, beni, kendinizi, etrafinizdakileri bir 10 dakika düsünmeyin. Sadece bahsettigim seye odaklayin bilincinizi, söylediklerimin, yada yazdiklarimin, evrensel bir gerceklik süzgecinde süzün, taraf tutmayin, sadece, deneyimleyin...Konumuza dönelim o zaman, ben hazırım;
Önce beynimizi tanıyalim, bu ORGAN hangi amac dogrultusunda calisiyor. Devamlilik. Egerki biz beslenmemeyi secersek, beyin yasamini sürdürmek icin hertürlü oyuna basvurabilir. İnanmiyormusun? bosver, inanmak degil zaten mesele, mesele, aç kalan bir insanin, nasil yiyecek ile ilgili halüsinasyon görebildigi... Yada panik atak? Beynimizin bize kalp krizini, yada o an yasadigin korkunun, taklidini yapmiyormu? Bu kadar güclü bir sistemi anlamak, beynin mekanizmasini cözmek belki imkansizdir. Ama, yinede, onun hakkinda ögrenebildigimiz her yeni sey, bizi kendimize daha cok yaklastirmiyormu?
Gelelim, süzgeclere, neden gereksizler sizce? Neden bir insani, O AN oldugu kişi olarak degerlendirmeyiz de, onu bugüne kadar yasadigi herseyin bir parcasi olarak görürüz? Hadi, olayi kişiselleştirelim, biliyorum, ön yargısız uzun süre bir konuya bakmak yoruyor sizleri. Kişide ben olayim; Çünkü, hepiniz merkezde beni az cok, iyi kötü tanıdıgınızı düsünüyorsunuz. Hatta, bazılarınız benim düsünce yapımı bile bildigini düsünüyor. Pekala, bundan 8-9 yıl önce, eve kapanı
Hadi, ufak bir hatirlatma....
"Beynimizi, beynimiz ile analiz etmemiz mümkün ise, bunun tek yolu algılarımız kapsını acmaktir. Düsüncenin, fikrin, anıların, deneyimlerin yani, bir seye olan yada olmayan bütün birikimlerimizin ve bakıs acimizin terk ederek bakmak...Bana baktıgınızda Onuru görürsünüz. Söylediklerimi onurun agziindan ciktigi gibi yorumlar, hayalinizde ve deneyimlerinizde pekiştirdiginiz onuru tanıdıgınıza emin olarak söylediklerimi yargılarsınız. Yargı mekanızmaniz, benim birikimlerime ve deneyimlerime güvenebilecegini hissediyorsa, beni dinlersiniz, sizin için basarılı bir konusma, güzel bir alısveris oldugunu düsünürsünüz. YADA bunun tam tersi, deneyimleriniz ve aklınızda pekiştirdiginiz onur söylediklerinize tamamen zıtta olabilir. O zaman beni dinlememeyi secersiniz. Peki, birini dinlemek, onun söylediklerini evrensel bir süzgecte eleyip, dogrulugunu düsünmeden, söylenenlerin hayata gecirilip gecilirmeme kaygısı olmadan, dinleyebilirmisiniz? İşte deginmek istedigim nokta bu. "
"bunun tek yolu algılarımız kapsını acmaktir. Düsüncenin, fikrin, anıların, deneyimlerin yani, bir seye olan yada olmayan bütün birikimlerimizin ve bakıs acimizin terk ederek bakmak...ön yargısız..."
Şimdi tekrar soruyorum, neden sinirleniriz? BEK-LEN-Tİ...Hayattan, insanlardan, esyalardan, araclardan....herseyden cok fazla beklentimiz var. Oysa, derki büyük bir düsünür (gercekten merak eden arastirip bulabilir Anonim degil...) ;" Egerki, hergüne yeni bir gün bakabilirsen, hafızanı ve sana cagristirdigi gercekligin disina cikabilirsen ve hergün, bir cicek sana farkli bir anlam ifade ederse, beklentin olmazsa gercekten, zihini özgür birakmişsin demektir." Bu cümle üstüne ne kadar düsünebilirsin?? Şuan, bana söyle...kac gün, bunun üstüne düsünecek cesaretin var? Korktun mu? neden korkariz hadi ama... Anlayin artik... niye KORKUYORSUN??? Sahip olmak... NEYE SAHİ
"Önce beynimizi tanıyalim, bu ORGAN hangi amac dogrultusunda calisiyor. Devamlilik."
Hadi deneyimden konusalim. Bir işi iyi yapmak icin (hersey olabilir iş işte..) o işte uzun süre calismak gereklidir degil mi? Teknik bilgi, matematik belki yada kreatif olmak. Tamam, peki bunun bize beyni calistirmak oldugu söylenir hep, ve bizde bunu hissederiz, bir matematik profesörü, illaki beynini benimkinden fazla "çalıştırıyor" AMA, deneyim, ezberlemektir. Baktıgın işi artik bakmadan, hatta düsünmeden bile yapacak YETENEK ve kabileyete gelmektir!! Futbolcu BAKMADAN pas atabilir! yeteneklidir cünkü, 14 yasindan beri futbol oynuyordur. Beyni futbola daha iyi calisiyordur, böyle mutludur. Cünkü sadece FUTBOL düsünürek, hayatta kalabilir
O, hafızani benim için bir kere yokla.... Sinirlenmek.... Hadi ama...
"Düsüncenin, fikrin, anıların, deneyimlerin yani, bir seye olan yada olmayan bütün birikimlerimizin ve bakıs acimizin terk ederek bakmak...ön yargısız..."
Evet....
"Bana baktıgınızda Onuru görürsünüz. Söylediklerimi onurun agziindan ciktigi gibi yorumlar, hayalinizde ve deneyimlerinizde pekiştirdiginiz onuru tanıdıgınıza emin olarak söylediklerimi yargılarsınız. Yargı mekanızmaniz, benim birikimlerime ve deneyimlerime güvenebilecegini hissediyorsa, beni dinlersiniz, sizin için basarılı bir konusma, güzel bir alısveris oldugunu düsünürsünüz. YADA bunun tam tersi, deneyimleriniz ve aklınızda pekiştirdiginiz onur söylediklerinize tamamen zıtta olabilir. O zaman beni dinlememeyi secersiniz. "
"Peki, birini dinlemek, onun söylediklerini evrensel bir süzgecte eleyip, dogrulugunu düsünmeden, söylenenlerin hayata gecirilip gecilirmeme kaygısı olmadan, dinleyebilirmisiniz? "
"Düsüncenin, fikrin, anıların, deneyimlerin yani, bir seye olan yada olmayan bütün birikimlerimizin ve bakıs acimizin terk ederek bakmak...ön yargısız..."
Bakın, hafızalarimizi tazelememiz gerekiyor, ve bana beynimizin tam anlamiyla calistigini ve ürettigini idda ediyorusunuz...İşler böyle yürümüyor....
Hadi, ŞİMDİ, Bütün hatıralarınızı, beni, kendinizi, yaşamı, parayi...herseyi düsünmeyi biraz birakin...Evrensel sessizlige 5 dk teslim olun...
"bunun tek yolu algılarımız kapsını acmaktir. Düsüncenin, fikrin, anıların, deneyimlerin yani, bir seye olan yada olmayan bütün birikimlerimizin ve bakıs acimizin terk ederek bakmak...ön yargısız..."
Kapılarımızı acalim...Algılarınız zorlayın...yalvaririm... Zorlayın bunu...Birakin herseyi, beni birakin kendinizi birakin, ego, ön yargı...kurtulun su gömlekten, yalvaririm sadece 5 dk istiyorum sizden... Deneyin , bugun konustugunuz ilk insanin, SADECE bir insan, ve söylediklerinin aslında hicbir genel önemi var yada yok..."bunun tek yolu algılarımız kapsını acmaktir. Düsüncenin, fikrin, anıların, deneyimlerin yani, bir seye olan yada olmayan bütün birikimlerimizin ve bakıs acimizin terk ederek bakmak...ön yargısız..."Önemli degil, o sadece bir insan, ve fikirlerini, deneyimlerini, bildigini en basit yöntemle anlatmaya calisiyor..İletisim kurmaya calisiyor...AMA LANET OLSUN kuramiyoruz, NEDEN ??? sormaktan sıkılmayacagim, bu yaziyi her okudugunuzdada size SO-RA-CA-ĞIM. Neden onun söyledikleri bizi üzebilir, sevindirebilir? Neden onu seviyoruz? yada sevmiyoruz??? Birini, NASIL sevmemeyi basariyoruz? hatta bir IRKI!!! hic bilmedigimiz zihinlerden NEDEN bu kadar KORKUYORUZ??!?!?!?! Neden biliyormusunuz?
"Beyin, bedenin ve yasamin mutlakiyetini saglamak icin calisir. Amacı, maximum yasam süresidir. Bunun en iyi yoluda kendini minimum sürede yormaktan gecer."
"Önce beynimizi tanıyalim, bu ORGAN hangi amac dogrultusunda calisiyor. Devamlilik. Egerki biz beslenmemeyi secersek, beyin yasamini sürdürmek icin hertürlü oyuna basvurabilir. İnanmiyormusun? bosver, inanmak degil zaten mesele, mesele, aç kalan bir insanin, nasil yiyecek ile ilgili halüsinasyon görebildigi... Yada panik atak? Beynimizin bize kalp krizini, yada o an yasadigin korkunun, taklidini yapmiyormu? Bu kadar güclü bir sistemi anlamak, beynin mekanizmasini cözmek belki imkansizdir. Ama, yinede, onun hakkinda ögrenebildigimiz her yeni sey, bizi kendimize daha cok yaklastirmiyormu?"
Şimdi siniriniz, öfkeniz, düsünceli haliniz, yagılayısınız geçti dimi... artik ön yargılarınız kırıldı, ÇÜNKÜ, hep beraber, neyi ögrendik biliyormusunuz?
Beyin, nasıl çalısıyor.... Bunların hepsi beynimizin oyunları...Ve işte en basta bahsettigim nokta BEYİN kendi kendini nasıl gözlemleyebilir??? Benim suanda yaptigim gözlemi, ben, nasıl oluyorda yapıyorum, beyin buna izin verir mi... Kendinin işleyişini, bu kadar rahat gözlemleyebilir mi??
Aynaya baktıgında görüdügün kişi, sensindir. Eminsindir buna degil mi? O, sensin. Şimdi, daha cok yeni ögrendigim bir metodu paylasmak istiyorum. Hergun ayna karsisinda, 10 dakika kendinize bakin, AMA, sanki, ordaki baska biri, ve size bakıyor. Sadece, günde, maximum 10 dakika.. Beyninizin kendi kendini gözlemesine 10 dakika izin verin ondan sonrada, yazının en yukarisina cikin, bu yazıyı gercekten okuyun
Love, peace and Freedom














--
--
--
[link]
-------------------------------------
=SkyAndNatureClub
*PhotomanipulatorClub
=digitalartsArena
--
--
*Love is a wonderful thing*
--
--
proud member of *Ex-po-zure
--
Previous Page12345...Next Page